24 HAZİRAN SEÇİMLERİ (3) SİYASİ PARTİLERİMİZ-V
Reklam
Reklam
Dr. Mustafa Naci Yalçınkaya

Dr. Mustafa Naci Yalçınkaya

Köşe Yazısı

24 HAZİRAN SEÇİMLERİ (3) SİYASİ PARTİLERİMİZ-V

12 Temmuz 2018 - 22:45

HALKLARIN DEMOKRATİK PARTİSİ 

1980 li yılların başından başlayan PKK nın kuruluş ve terörist faaliyetleri doğu ve güneydoğu bölgemizdeki KÜRT VATANDAŞLARIMIZIN temel insani hak ve hürriyetlerini istismar ederek devam etmiştir. En az 200 yıllık bir sorunu kendine istismar konusu edinen bu terör örgütünün temel ideolojisi ile KÜRT VATANDAŞLARIMIZIN ideolojileri hiçbir zaman örtüşmemiştir. Lakin özellikle devleti temsil edenler tarafından ezilen hor görülen aşağılanan hatta ana dilini kullanmasına izin verilmeyen bölge halkı elinde silah olan bu örgütü denize düşen yılana sarılır misali kabullenmek zorunda kalmıştır. Çoğu zaman bu kabulleniş silah tehdidi ve ölümlerle olmuştur. Şöyle ki; Örgütün lideri bebek katiliİmralı’daki cani ne kürttür ne de kürtçe konuşur. Esas ideolojisi Marksist-Leninist ,atesit ve sosyalist bir ideoloji karışımı olup asla dindar muhafazakar ideolojiyi benimsemediği halde çok değişik saiklerle bölge halkının desteğini almayı başarmış bir siyasi partidir HDP. PKK ile bağını kopar(a)mamış hatta sırtını PKK ya Kandile  yasladığını açıkça söyleyen parti yöneticileri mevcut. Günümüzde terör örgütü ile ilişkileri nedeniyle bir çok Belediye başkanı,milletvekili ve parti yöneticileri mahkemelerde hesap vermektedir.

40 yıllık sürede bölge halkını zor kullanmak dahil yanına çekmeyi başaran terör örgütü PKK ve onun siyasi uzantısı HDP var. PKK ve HDP yi sevk-idare edenler ve de hamileri dahil ,  AK PARTİ ve Sn ERDOĞAN’ın büyük bir cesaretle uygulamaya koyduğu  AÇILIM SÜRECİ  ile kendi gelecekleri için  TEHLİKE ÇANLARININ ÇALMAYA BAŞLADIĞINI gördüler. Bunun üzerine  ekürisi olan FETÖ ile işbirliği yaparak ÇÖZÜM SÜRECİNİN sekteye uğramasını başardılar. Lakin bölge halkı ,DEVLETİN ŞEFKAT YÜZÜNÜ DE gördüğü için işler artık eskisi gibi olmayacağı anlaşılmıştır.

Yukarıdaki değerlendirmeler sonra HDP nin 24 Haziran seçimlerindeki konumunu daha iyi analiz edebiliriz. Bu analizi iki başlık altında yapmak daha doğru olur.

1-Somut seçim sonuçları üzerinden yapılan bir değerlendirme; 1990 lı yıllardan günümüze gelene kadar değişik isimler ve değişik ittifak ve yöntemlerle seçimlere katılan HDP çoğu zaman TBMM de grup kurmayı başarmıştır. Özellikle bölgeden tulum çıkaracak oranda oy almayı da başarmıştır. AK PARTİ’nin siyasi hayatta yerini almaya başladığı 2002 den itibaren bölgede İKİNCİ BİR SİYASİ PARTİ olarak varlığını görmekteyiz.16 yıllık süreçte bölgede sadece İKİLİ BİR SİSTME VARMIŞ gibi seçim sonuçları görüyoruz. AK PARTİ ve HDP haricinde hiçbir siyasi parti yerel-genel seçimlerde varlık gösteremiyordu. Bu gün de aynı durum devam ediyor. Lakin bölgedeki oy oranlarına bakıldığında HDP nin ciddi oranlarda(%10-20) oy kaybı yaşadığını buna karşılık ülke genelinde oy kaybı yaşayan AK PARTİ bölgede oy oranını artırmıştır. Bu artış terör örgütünün baskısının azalması ile hem çeşitlenecek(diğer siyasi partilerin varlığını da göreceğiz) hem de HDP aleyhine olacaktır.

HDP nin bölge oylarındaki bu değişim, ülke oylarını ve de Cumhurbaşkanı adayı olan Selahattin Demirtaş’ın oylarında da görülmektedir. Demirtaş’ın aldığı  4.205.794 oy ve % 8.40 lık oran HDP;5.867.302 oy ve yüzde 11,70  oranı ile karşılaştırdığımızda HDP nin  parlatılmış ekran yüzü olan DEMİRTAŞ’ın oyunun 3 puan az olduğu anlaşılıyor.7 Haziran 2015  seçimlerini de dikkate alırsak bölge halkı HDP den uzaklaşıyor dememiz yanlış olmaz. Üstelik HDP gibi seçmenini çok çok iyi konsolide eden bir partinin bu düzeydeki oy kaybı siyaseten çok önemlidir.

2-HDP yi somut oyların haricinde bir de stratejik oy ve ortaklıklar açısından değerlendirmek gerekir. Şöyleki;

Cumhurbaşkanlığı HÜKÜMET sistemine geçiş sürecinde MHP harici meclisteki muhalefet ortak hareket etti.En son referandumda ise HAYIRCI blok % 50 ye yaklaşan bir oy’a ulaşınca bu bloğu bütün olarak hareket ettirmek isteyen oluşumlar harekete geçti. Bunun etkisini 24 Haziran seçimlerinde gördük.

Millet ittifakı oluşturulurken HAYIR bloğunu tam olarak temsil etmek istendi. Lakin HDP ile aynı karenin içinde olmak istemeyen siyasi partiler , HDP nin resmi olarak Millet İttifakında olmasını engellediler.HDP nin %10 seçim barajına ulaşamayacağını CHP yönetimi gördü. HDP yi barajı geçirmek ve aynı zamanda seçimi ikinci tura taşıyabilirler ise  HDP oylarına talip olmak için her CHP li evden HDP ye 1 oy sloganı geliştirildi. Bu stratejiye uygun olarak CHP si kendi içindeki aşırı sol-marjinal düşünceye sahip milletvekillerini aday göstermedi. Buna karşılık HDP aşırı sol ve marjinal partilerin adaylarını listelerinde gösterdi. Bu siyasi mühendislik CHP seçmeninde karşılık gördü ve yaklaşık 3 puanlık bir CHP seçmeni HDP ye oy verdi.Bunu ülkenin doğusunda azalan lakin batısında ve büyük kentlerde artan HDP oylarında gördük.

Sonuç olarak resmi olarak Millet ittifakında olmayan HDP ,fiili olarak ittifak içinde olmuş gibi % 10 barajını aşarak mecliste 67 milletvekili ile temsil edilmiş oldu. Bunu en güzel teyit eden ise Demirtaş ile HDP arasındaki 3 puanlık oy farkıdır. Terör örgütü ile bağını koparamayan HDP ye oy veren 6 milyona yakın vatandaşımızı terörist olarak görmek asla kabul edilemez. Asıl mesele bu insanlarımızın oy verme gerekçelerini iyi analiz ederek çözüm üretmek olmalıdır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum