16 YILLIK HÜKÜMET Mİ İKTİDAR MI ???
Reklam
Reklam
Dr. Mustafa Naci Yalçınkaya

Dr. Mustafa Naci Yalçınkaya

Köşe Yazısı

16 YILLIK HÜKÜMET Mİ İKTİDAR MI ???

23 Temmuz 2018 - 21:56

Özellikle 24 Haziran seçimleri öncesi ve her platformda muhalefetin ileri sürdüğü tezler;

*16 yılda yapamadınız da şimdi mi yapacaksınız?

*16 yıllık iktidar oldunuz hala mazeret üretiyorsunuz?

* 16 yıl hep bir düşman ürettiniz şimdi de yeni düşman(lar) peşindesiniz.

* 16 yıldır bu ülkeyi tek başına AK PARTİ yönetiyor…

gibi siyaset ve sosyoloji biliminden uzak iddiaları dinliyoruz. 16 Nisan referandumu ile yapılan SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİNE de ihtiyaç olmadığını söyleyen muhalefetin en güçlü iddiası AK PARTİ’nin 16 yıl ve hem de tek başına iktidar olması. Peki öyle mi? Üç tane terimin manalarına bakmak gerek; Hükümet olmak, iktidar olmak, muktedir olmak.23 Nisan 1920 Büyük Millet Meclisi açılışı “HAKİMİYET KAYITSIZ ŞARTSIZ MİLLETİNDİR, bu egemenlik gücünü sadece ve sadece Büyük Millet Meclisi kullanır” der. Lakin 1960 anayasasında ise “Millet, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organlar eliyle kullanır” der. Millet iradesine vurulacak darbelerin yolları da belirlenmiş oldu bu sayede. Çünkü milletin dediği her ne olursa olsun anayasanın koyduğu esaslara göre “YETKİLİ ORGANLAR” milletin iradesini istedikleri gibi kullanmaya başladılar. Bu yol aynı zamanda MİLLETİN İRADESİNİ ele geçirmenin önünü de açmış oldu. Milletin kahır ekseriyeti(%50-60-70-80-90) her şeyi isteyebilir. Bunun hiçbir önemi yoktur. Çünkü “yetkili organlar” neleri uygun görürse onlar olur .Aksi durumlarda birinci madde uygulanır. Ki birinci madde derki; YETKİLİ ORGANLAR NE DERSE O GEÇERLİDİR.

Bunu son 16 yıl içinden hep birlikte yaşadığımız birkaç örnek ile anlatalım.

1-2004 yılında KAMU YÖNETİMİ TEMEL YASASINI devrin Cumhurbaşkanı VETO etti. Halbuki bu yasa ile; Merkezi yönetim adalet, güvenlik, istihbarat, dış politika, eğitim ve diyanet dışındaki sağlık, kültür, spor, çevre ve orman, tarım ve köy işleri, sanayi, ticaret ve bayındırlık Bakanlığı görev ve yetkilerini yerel yönetimlere bırakıyordu. Bu mu İKTİDAR OLMAK.

2-2008 yılında iktidarda olan AK PARTİ’ye laikliğe aykırı odak olduğu gerekçesi ile kapatma davası açıldı. Davayı gören AYM sinin 11 üyesinden 10’u bu doğrultuda görüş bildirdi. Suçun cezası olarak kapatılma değil de para cezası verildi. O tarihte laikliğe aykırı suçlar olarak kabul edilenlerin hepsi aradan geçen 10 yıllık sürede suç olmaktan çıktı. Bu mu MUKTEDİR OLMAK.

3-1980 den 2007 yılına kadar ( o günkü Sn.Ahmet Necdet Sezer dahil) Cumhurbaşkanlığı seçim süreci aynı mevzuata göre yapıldı. Lakin o tarihte 367 garabeti ile akamete uğradı. Asıl yıkıcı darbeyi AYM ,367 garabetini kabul ederek verdi. Bu mu SİYASETEN İKTİDAR OLMAK.

4-27 Nisan e-muhtırasını veren Genelkurmay Başkanlığı bu muhtırayı MUZ CUMHURİYETİNİN HÜKÜMETİNE Mİ YOKSA MEMURU OLDUĞU T.C.HÜKÜMETİNE Mİ verdi?. Nerede DEMOKRATİK İKTİDAR?

5-Yine 2007 yılında dönemin Gn.Kurmay Başkanı “SÖZDE DEĞİL ÖZDE DEMOKRAT CUMHURBAŞKANI SEÇİLSİN İSTERİZ” diye tehdit savurduğunda ,amiri olan HÜKÜMET MUKTEDİR OLDUĞUNU GÖSTERİP GÖREVİNDEN ALABİLDİ Mİ?. Hani hükümet tek başına güçlü ve MUKTEDİRDİ.

6-11 Cumhurbaşkanı seçilen Sn.Abdullah GÜL’ün BAŞÖRTÜLÜ EŞİ,eşini MİLLETVEKİLİ,BAŞBAKAN,DIŞİŞLERİ BAKANI iken MECLİS LOCASINDAN izleyemedi. Bu nasıl bir MUKTEDİRLİKTİR?

7-Yine Başbakan Sn Rcep Tayyip ERDOĞAN’ın eşi Emine hanım,GATA’da tedavi gören milletimizin çok sevdiği sanatçılardan rahmetli Nejat UYGUR’u TSK nın vesayetçi yapısından dolayı başörtülü olduğu için ziyaret edemedi.

Eeee hani GÜÇLÜ ve MUKTEDİR HÜKÜMET?

8-2008 yılında 550 milletvekilinden 411 inin EVET dediği baş örtüsü sorununu çözüm yasası, AYM ce iptal edildi. Bu mu MUKTEDİR MECLİS . Hükümet değil MECLİS bile muktedir olamadı.

9- * Ergenekon & Balyoz Kumpası yapan Emniyet-Adliye-Medya gücü ile *7 Şubat 2012 MİT krizini yapan bir güç

*17-25 Yargı darbesini yapan bir ADLİYE,

*TSK daki her iki amiral-generalden birinin FETÖ cü olduğu TSK

*12-13.000 Hakim-savcının üçte biri FETÖ cü olan ADLİYE

*Millete ait Egemenliği kullanan tüm “YETKİLİ ORGANLARI” ele geçirilmiş bir DEVLET.

*Hükümeti devirmeye yönelik yapılan her eyleme destek veren bir MUHALEFET.

* 15 TEMMUZ TERÖRİST DARBE GİRİŞİMİNİ YAPABİLEN BİR PARALEL DEVLET YAPILANMASININ OLDUĞU ÜLKE.

*Bilinen-bilinmeyen uzayıp gidecek daha bir çok olay ….

Bu şartlar altında milletin oyları ile seçilmiş hükümet eden bir iktidarın olduğu doğrudur.1960 Anayasası ile Millet Egemenliğinin “YETKİLİ ORGANLAR“ tarafından önünün kesildiği bir hükümetin MUKTEDİR olması mümkün değildi. Sadece HÜKÜMET ettiği doğrudur. 16 Nisan 2017 de yapılan

referandum ile bu “YETKİLİ ORGANLAR” vesayeti hukuken son buldu.24 Haziran 2018 de yapılan CUMHURBAŞKANLIĞI ve MİLLETVEKİLLİĞİ seçimleri ile de FİİLEN de son buldu. Artık YENİ SİSTEM-YENİ YÖNETİM.

YORUMLAR

  • 0 Yorum