Millî Eğitim Bakanlığı himayelerinde bu yıl yedincisi gerçekleştirilen Türkiye Eğitim Teknolojileri Zirvesi ve Fuarı (TETZ 2026), ikinci gününde dünya çapında liderlerin katıldığı önemli panellerle devam ediyor. Yapay zekânın eğitimi nasıl dönüştürdüğünü ve bu dönüşümün insanlığın ortak geleceği için nasıl bir fırsata dönüştürülebileceğini küresel ölçekte masaya yatıran zirve, uluslararası arenada tanınan pek çok ismi İstanbul’da bir araya getiriyor.
Küresel dönüşümü “Devletler”, “Kurumlar” ve “Şirketler” olmak üzere üç farklı perspektiften ele alan TETZ 2026 kapsamında, günün ilk büyük oturumu olan “Dijital Çağda Barış, Güven ve İş Birliği: Devletler Perspektifi” başlıklı panel gerçekleştirildi.
Küresel siyasetin ve diplomasinin önemli figürlerini aynı masada buluşturan panelde; Avrupa Konseyi’nin ilk Başkanı ve Belçika Eski Başbakanı Herman Van Rompuy, Finlandiya Eski Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö ve Slovenya Eski Cumhurbaşkanı Borut Pahor konuşmacı olarak yer aldı.
Sauli Niinistö: “El ele verip birlikte çalışmamız gerekiyor”
Finlandiya’nın eğitim sistemindeki tarihsel başarısına ve yapay zekâ çağındaki yeni gereksinimlere değinen Finlandiya Eski Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö, ülkesinin geçmişte yoksul bir dönemden geçtiğini hatırlatarak, ailelerin çocuklarının geleceği için eğitimin şart olduğunu çok erken dönemlerde fark ettiğini belirtti. Finlandiya’da eğitime ve öğretmenlere yönelik köklü bir saygı kültürünün bulunduğunu vurgulayan
Niinistö, başarının temelinde herkese eşit fırsatlar sunulması felsefesinin yattığını ifade etti. Teknolojik gelişmeler karşısında eğitim sistemlerinin güncel kalmasının zorluklarına dikkat çeken Niinistö, yapay zekâ çağına ilişkin şu uyarılarda ve tespitlerde bulundu:
“Teknoloji o kadar hızlı ilerliyor ki eğitim sistemlerinin sürekli aynı çizgide kalması zorlaşıyor. Hızlı hareket edemediğinizde, başlangıç noktası olarak biraz gecikmiş oluyorsunuz. Finlandiya geçmişte mobil telefonlar ve diğer araçlar sayesinde yeni teknolojileri insana yakınlaştırmayı başardı ancak bu yeni dönemde çok daha hızlı hareket etmek zorundayız.”
Öğrencilerin dijital çağda edinmesi gereken en kritik becerinin "mantık okuryazarlığı ve eleştirel düşünme" olduğunu belirten Niinistö, gençlerin sosyal medyada fotoğraflar üzerinden iletişim kurduğunu ancak tam anlamıyla okuryazar olmaları ve gördükleri her şeye karşı eleştirel bir yaklaşım sergilemeleri gerektiğini söyledi.
Yapay zekânın akıllıca kullanılması durumunda insanları birleştiren, iş birliğini artıran ve empatiyi güçlendiren bir araç olabileceğini belirten Niinistö, ”Ama bir yandan şunu da görüp farkına varmamız gerekiyor. Yapay zekanın beraberinde getirdiği gelişmişlik her zaman olumlu olmuyor, yanlış da kullanılabiliyor. Bu yüzden mantıklı düşünme önemli diyorum. Bir yandan bir tehdit de var, ortak bir iş birliği yapmalı ve el ele verip birlikte çalışmamız gerekiyor ki teknolojilerin kötü kullanması zor olsun, imkansız olsun.” diye konuştu.
TETZ 2026’nın düzenlenmesi konusunda görüşlerini de paylaşan Sauli Niinistö, “Daveti aldığımda ben de şaşırdım. Çok da memnun oldum Birbirimizle konuşmak birbirimizle öğrenmek çok önemli ve burada birbirimizden öğreniyoruz.” dedi.
Herman Van Rompuy: “Yapay zekânın teknolojik gücü, birkaç kişinin eline bırakılmamalı”
Avrupa Birliği’nin teknoloji politikaları, yapay zekâ düzenlemeleri ve küresel rekabetteki konumu hakkında konuşan Avrupa Konseyi İlk Başkanı ve Belçika Eski Başbakanı Herman Van Rompuy ise Avrupa’nın zorlu bir ikilemle karşı karşıya olduğunu belirterek, inovasyon ile regülasyon arasında mutlak bir dengenin kurulması gerektiğini ifade etti.
Avrupa’nın teknoloji üretimi ve inovasyon konusunda Çin ve ABD’nin gerisinde kalındığını kabul eden Van Rompuy, halkın veri güvenliğini ve mahremiyetini korumanın çok önemli olduğunu, aksi takdirde insanlığın kaderinin dünyadaki birkaç büyük şirketin ve oligarkın eline bırakılma riski taşıdığını vurguladı.
Yapay zekâ yarışında geri kalındığı algısına kapılmamak gerektiğini belirten Van Rompuy, şunları kaydetti:
“Yapay zekayı üretmekte bir gecikme yaşansa bile kullanımında bir gecikme olmadı. Tarihte elektrik de buharlı motor da Avrupa dışında keşfedildi ama Avrupa bunları hızla alıp kullandı. Dolayısıyla yapay zekâyı üretmiyor oluşumuz, onu kullanamayacağımız anlamına gelmez. Hızlıca harekete geçmeli ve bu yarışı kaybettik dememeliyiz. Bu daha devrimin başlangıcıdır. Elbette çok sıkı çalışmalı ve eğitime yatırım yapmalıyız. Bugün vatandaşlarımızın yarısı yeterli dijital becerilere sahip değil; buna karşın şirketlerimizin dörtte üçü çalışanlarının yapay zekâ bilgisine sahip olmasını bekliyor.”
Avrupa’nın tüm güçlerini, kaynaklarını ve Ar-Ge planlarını bir araya getirmesi gerektiğini ve diğer benzer ülkelerle iş birliği yapılması gerektiğini ifade eden Van Rompuy, yapay zekânın eğitimdeki sınırlarına ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“Yapay zekâ beraberinde doğrudan eğitimin kalitesini yükseltmez. Onu sorgulamalı, kendimizle birlikte geliştirmeli ve eleştirel becerilere sahip olmalıyız. Yapay zekâ sınıftaki insan etkileşiminin ve doğrudan temasın yerine geçmemelidir. Eğer etkileşimi çıkarırsanız eğitim sadece bir ürün haline gelir. Bizim yapay zekâyı insanlaştırmamız gerekiyor.”
Yapay zekânın teknolojik gücünün birkaç kişinin elinde toplanmasının küresel bir güvensizlik yarattığını ve hem düşük hem de yüksek vasıflı alanlarda ciddi iş kayıplarına yol açtığını belirten Van Rompuy, Çin’de mezun gençler arasındaki iş kaybı oranının yüzde 20’lere ulaştığını aktardı.
TETZ 2026’nın düzenlenmesi konusunda görüşlerini de paylaşan Herman Van Rompuy, “Buraya katılmaktan ve bu konularda konuşma fırsatı bulmaktan mutluyum. Böylece bu konulara daha fazla kafa yorma fırsatımız oldu bu konferans sayesinde. Çünkü hiçbir ülke tek başına bu büyük zorluklara yanıt üretemez. Yapay zekanın eğitime nasıl entegre edileceği sorusuna yanıt bulamaz. Türkiye OECD’nin bir üyesi ve bu çerçevede bu konuşulanlarla ilgili çalışmalar yapıyorlar. Dolayısıyla tüm bu insanları dinlemek gerekiyor yani sahada olan insanlara kulak vermek gerekiyor.”
Borut Pahor: “Doğru regülasyonları oluşturmak siyasetçiler için en büyük zorluklardan biri”
Eğitimde fırsat eşitliği, güçlü devlet eğitimi ve teknolojinin toplumsal yansımalarını değerlendiren Slovenya Eski Cumhurbaşkanı Borut Pahor da Slovenya olarak eğitim sisteminde Finlandiya modelini örnek aldıklarını ve kamu eğitiminin herkese açık, güçlü bir yapıda olmasına büyük önem verdiklerini belirtti.
Slovenya’nın Batı Balkanlar’daki en gelişmiş ülke olmasını güçlü kamu sektörüne ve açık toplum geleneğine bağlayan Pahor, toplumdaki fikir ayrılıklarının ve bölünmelerin en büyük nedenlerinden birinin dijital dünya ve sosyal medya olduğunu ifade etti.
Bazı ülkelerin çocukları korumak adına sosyal medyaya yaş ve saat kısıtlaması getirme girişimlerine değinen Pahor, kısıtlamalara tamamen karşı olmamakla birlikte şu ifadeleri kullandı:
“Yapay zeka sistemlerini, dijitalçocuklara tamamen kapatmak yerine onlara açmalıyız. Elbette regülasyonlar ve yasal düzenlemeler olmalı ancak çocukların dünyası çok fazla da kısıtlanmamalıdır. Bizim toplumumuzda rekabet kadar eşitlik, dayanışma ve ahlaki yaklaşım gibi değerler de büyük takdir görüyor. Bu noktada güçlü bir devlet eğitimi ve kaynakların doğru aktarılması şarttır.”
Eğitimde yapay zekâ kullanımı sürecinde öğretmenlerin rolünün azalmayacağını, aksine çok daha fazla önem kazanacağını vurgulayan Pahor, “Yapay zekânın insana dair duygu ve hisleri yoktur. Oysa eğitim, sadece çocukların zihnine veri ve bilgi yüklemekten ibaret değildir; onlara duygu vermek, hissettirmek gerekir. Yapay zekânın asla yapamadığı ve yapamayacağı şey tam olarak budur. ChatGPT ve benzeri teknolojiler hepimiz için son derece faydalı, bu devrimi kabul etmeli ve izlemeliyiz ancak onu sürekli kontrol etmeli ve sorgulamalıyız. Tüm bu dijital sistemlerin regülasyonunu değiştirmek ve yönetmek biz siyasetçiler için de en büyük zorluklardan biri.” ifadelerini kullandı.
“Millî Eğitim Bakanlığını bu konferans için tebrik ederim”
Borut Pahor ayrıca TETZ 2026’ya katılmaktan dolayı büyük mutluluk duyduğunu belerterek, “Ben daveti alınca şaşırdım ve dedim ki Türkiye bu konuda bizim önümüzde gidiyor. Bun konferansı Slovenya’da da yapmayız dedim. Millî Eğitim Bakanlığını bu konferans için tebrik ederim.” değerlendirmesinde bulundu.
Zirve, bugün ve yarın boyunca eğitim, teknoloji ve kamu politikalarının kesişimindeki en güncel gelişmeleri masaya yatıran farklı oturumlarla devam edecek.
Fuar stantları ve interaktif alanlar ziyaretçilerini bekliyor
Zirveyle eş zamanlı düzenlenen fuarda ise teknolojiyle ilişkili çok sayıda şirket stant açtı. Girişimcilik oturumları ve deneyim alanlarıyla katılımcılara etkileşimli bir ortam sağlanıyor. Fuar alanının temel hedeflerinden biri, yerli ve millî eğitim teknolojisi şirketlerini uluslararası platformlarla buluşturmak ve girişimlerin küresel pazara açılımını desteklemek olarak belirlendi.
Ziyaretçilere çok sayıda oturum, workshop ve sürpriz etkinliklerle eşsiz bir deneyim sunan TETZ 2026 kapsamında, interaktif alanlar da sektöre yön verecek. Etkinlik süresince “Açık Sahne, Çocuk Dijital Deneyim Alanı, İnteraktif Öğrenme Sınıfı ve Kuluçka Merkezi” gibi özel alanlar, üç gün boyunca teknoloji ve eğitim meraklılarının ziyaretine açık olacak.
Millî Eğitim Bakanlığı'nın öncülüğünde hayata geçen TETZ 2026, yapay zekayı merkezine alan uluslararası bir eğitim teknolojileri etkinliği olarak Türkiye'nin bu alandaki kararlılığını ve küresel vizyonunu güçlü biçimde yansıtmayı hedefliyor.






YORUMLAR