Reklam

Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamalıyız

Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı 8 Mart nedeniyle yaptığı açıklamada, “Kadın sorununu sadece aile ile tanımlayan politikaları terk etmeli, toplumsal cinsiyet eşitliğini tam olarak sağlamayı hedefleyen yaklaşımlar geliştirmeliyiz” dedi.

Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamalıyız

Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı 8 Mart nedeniyle yaptığı açıklamada, “Kadın sorununu sadece aile ile tanımlayan politikaları terk etmeli, toplumsal cinsiyet eşitliğini tam olarak sağlamayı hedefleyen yaklaşımlar geliştirmeliyiz” dedi.

Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamalıyız
08 Mart 2023 - 12:12

Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle bir mesaj yayımladı. Kantarcı mesajında, “8 Mart’ı, kadınlar, tüm dünyada, bireysel, sosyal, siyasal ve ekonomik haklarının gelişip toplumsal statülerinin yükselmesi, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması amacıyla uluslararası birlik mücadele ve dayanışma günü olarak kutluyor. Dünyada kadınların toplumsal hak mücadelesi çok uzun yıllara dayanıyor. Ülkemizdeyse Tanzimat’la başlayan Batılılaşma hareketleriyle kadın hakları için bazı olumlu adımlar atılmışsa da en önemli kazanımlar Cumhuriyet döneminde elde edilmiş bulunuyor. Cumhuriyeti kuran Ulu Önder Atatürk ve arkadaşlarının eğitim, aile, hukuk, iş hayatı, siyaset gibi toplumsal yaşamın çeşitli alanlarında yaptığı düzenlemeler, ülkemizde, kadın erkek eşitliğinin sağlanması için atılmış devrim niteliğindeki adımları oluşturuyor.” dedi.
KADIN CİNAYETLERİ DURMAK BİLMİYOR
Türkiye’nin dünyada bu alandaki gelişmelere son dönemlerde ayak uyduramadığını söyleyen Kantarcı, açıklamasına “Dünya Ekonomik Forumu’nun hazırladığı Küresel Cinsiyet Eşitsizliği 2022 raporunda, Türkiye 146 ülke arasından 124’üncü sırada yer alıyor. Ülkemiz, aynı raporda, toplumsal cinsiyete göre ‘ekonomik paylaşım ve fırsat’ indeksinde 134‘üncü ‘eğitim durumu’ indeksinde ise 101’inci sırada gösteriliyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformunun 2022 yılı raporunda, yalnızca bir yılda 334 kadının erkekler tarafından öldürüldüğü, 245 kadının da şüpheli şekilde ölü bulunduğu belirtiliyor. Tüm kadın örgütleri kadına yönelik şiddetin önlenmesi için İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden imzalanmasını ve şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadın ve çocukları koruyan 6824 sayılı kanunun etkin bir şekilde uygulanmasını istiyor.” diyerek devam etti.
DEPREMİN KADINLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ DAHA YIKICI OLDU
Son depremin kadınlar üzerinde daha yıkıcı sonuçlar doğurduğunu söyleyen Kantarcı, açıklamasını, “Kentsel rant hırsının, liyakatsizliğin, yanlış imar uygulamalarının sebep olduğu büyük yıkım zaten ayrımcılığa, bölgesel eşitsizliğe maruz kalan kadınları daha derinden etkiliyor. Enkaza dönen kentlerde sağ kalabilen kadınlar kendi yaşadıkları travmayı atlatmadan çocuklarını hayata tutundurmaya çalışırken derin güvenlik endişesi de yaşıyor. Hastalıklar ve şiddet riskine karşı toplumun en savunmasız, en kırılgan kesimini oluşturan kadınlar, güçlü görünebilmek, günlük işlere yetişebilmek için yasını dahi tutamıyor. Tüm bunlar bizlere kadın sorununu sadece aile ile tanımlayan politikaları terk edip, toplumsal cinsiyet eşitliğini tam olarak sağlamayı hedefleyen yeni yaklaşımlar geliştirme görevi veriyor. Türkiye’nin yaşadığı büyük dönüşüm sürecinde bu doğrultuda çok önemli adımlar atılacağına inanıyor,  tüm kadınların uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma gününü kutluyorum.” diyerek tamamladı.