Reklam
Reklam
Reklam

4-8 Ocak Ankara yürüyüşünün 35.yılı

4-8 Ocak 1991 Zonguldak-Ankara Büyük Madenci Yürüyüşü’nün 35’inci Yıldönümünde Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Yönetim Kurulu adına bir basın açıklaması yapan Genel Başkan Hakan Yeşil, üretim ve mücadele kültürünün yaktığı Madenci Feneri’nin Türkiye’yi ve işçi sınıfının mücadele yolunu aydınlattığını vurguladı.

4-8 Ocak Ankara yürüyüşünün 35.yılı

4-8 Ocak 1991 Zonguldak-Ankara Büyük Madenci Yürüyüşü’nün 35’inci Yıldönümünde Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Yönetim Kurulu adına bir basın açıklaması yapan Genel Başkan Hakan Yeşil, üretim ve mücadele kültürünün yaktığı Madenci Feneri’nin Türkiye’yi ve işçi sınıfının mücadele yolunu aydınlattığını vurguladı.

4-8 Ocak Ankara yürüyüşünün 35.yılı
04 Ocak 2026 - 00:27

Açıklama şöyle; “4-8 Ocak 1991, ülkemizin ve dünyanın hak ve demokrasi mücadele tarihinin en önemli tarihlerinden biridir. 4 Ocak tarihi, maden ocaklarımızı, demir-çelik sektörümüzü, enerji sektörümüzü, ülkemiz sanayisini, yani üretim kültürünü hedef alanlara karşı, maden işçilerinin, MTA işçilerinin, Zonguldak ve bölge halkının verdiği büyük mücadelenin adımlarının atıldığı gündür. 30 Kasım 1990 tarihinde başlayan grevle, Zonguldak caddelerinde haklı taleplerini haykıran ve siyasi iktidarı uyaran maden işçileri ile Zonguldak ve bölge halkı, 4 Ocak’ta Ankara yoluna çıktı.

Katılımlarla 150 bini bulan insanla Ankara’ya yürüdüğümüz ve sesimizi dünyaya duyurduğumuz 4-8 Ocak 1991 Ankara Yürüyüşümüz sadece ülkemizin değil aynı zamanda dünyanın işçi sınıfı mücadele tarihinin en önemli eylemlerinden biridir. Üretim ve mücadele kültürünün yaktığı Madenci Feneri, Türkiye’yi ve işçi sınıfının mücadele yolunu aydınlattı.

Kar-kış demeden yollara çıkan onbinlerce insan, 5 gün boyunca yollarda, dağda-bayırda büyük bir kararlılık ve disiplin ile taleplerini haykırdı. Mengen’de kurulan barikat önünde tüm dünyaya sesini duyurdu.

Madenciler, haklı ve meşru bir mücadele içinde olmaktan aldıkları güç ile ülkemiz demokrasi mücadelesine altın bir sayfa ekledi.

Maden işçilerine ve bölge halkına, böylesine örnek ve büyük bir eylemi gerçekleştirme başarısını sağlayan güç, lider sendikacı Şemsi Denizer ve Sendikamız Yönetim kadroları ile bölgemiz insanının üretim, madencilik ve mücadele kültürüdür.

1994 yılında bazı maden ocaklarının kapatılması istenen 5 Nisan Kararları’na karşı da aynı mücadele ruhu canlandırılmış ve yine Zonguldak’a ve bölgeye yönelen saldırılar püskürtülmüştür.

TTK’nın bazı müesseselerinin özelleştirilmesi girişimlerine karşı 14 Temmuz 2016 tarihinde kitlesel basın açıklamasıyla tepkimizi ortaya koyduk ve bu girişimi durdurduk.

 

TTK’nın uhdesinde bulunan maden sahalarının bölünerek özelleştirilmesini düzenleyen torba yasaya karşı başlattığımız mücadelede 2 Kasım 2017 tarihinde kitlesel basın açıklamasıyla uyarımızı yaptık ve madenci kardeşlerimiz 6-7 Kasım 2017 tarihlerinde tüm havzada ocaktan çıkmayarak mücadele kültürümüzü sürdürdü ve yine başarıya ulaştı.

2024 yılında gündeme getirilen ve stratejik kamu kuruluşlarının özelleştirilmelerinin önünü açacak olan KİT Reformu adlı kamu kurumlarımızı hedef alan çalışmaya karşı yine tepkimizi ortaya koyduk. Mücadele kültürünün getirdiği birlik-beraberlik ve dayanışma anlayışıyla yine sesimizi yükselttik ve sonuç aldık. KİT Reformu adı altındaki çalışmanın yeniden gündeme getirilmesi halinde mücadelemize kararlılıkla devam edeceğimizi duyurduk.

Bugün maden ocaklarımız, demir-çelik fabrikalarımız, Maden Tetkik Arama Kurumumuz halen ayaktaysa, verilen mücadeleler ve o mücadelelerin bize öğrettikleriyle dimdik ayakta durmamızdandır. Bu anlayışla mücadele kültürümüzü canlı tutacak, mücadelemizi ülkemiz, milletimiz ve tüm işçi sınıfı adına yılmadan hep birlikte sürdüreceğiz.

Koklaşabilir özelliğiyle ülkemiz demir-çelik sektörünün, yüksek kalorisiyle diğer sanayinin ve enerji sektörünün dolayısıyla tüm sanayinin güvencesi olan Zonguldak Taşkömürü Havzamız başta olmak üzere tüm maden havzalarımıza, TTK ve TKİ’ye sahip çıkmak ve üretimi artırmak, MTA’yı daha aktif çalışır hale getirmek, tüm yeraltı kaynaklarımıza ve o kaynakları ülkemiz ekonomisine kazandıran tüm kurum ve kuruluşlara sahip çıkmak mecburiyetimiz var.

1990 yılında yaşadığımız örnek grevin ve 4-8 Ocak 1991 tarihinde sesimizi dünyaya duyurduğumuz Büyük Yürüyüşün öncüsü Rahmetli Genel Başkanımız Şemsi Denizer’i ve sendikamız yöneticilerini şükranla anıyor, dünden bugüne birlikte hareket edebilme yeteneğiyle başarıya nasıl ulaşılacağını gösteren maden işçilerimizi, MTA işçilerimizi, Zonguldak ve bölge halkını, tüm demokrasi güçlerini saygıyla selamlıyoruz”.

YORUMLAR

  • 0 Yorum