Sosyal medyaya dönük milletvekili yakarışları
Reklam
Reklam
MURAT POLAT

MURAT POLAT

Sosyal medyaya dönük milletvekili yakarışları

12 Haziran 2019 - 09:11

Sosyal medya olumlu yönleri itibariyle muhteşem bir alan.

Amacınız öğrenmek ya da öğrendiklerinizi paylaşmaksa şahane.

Olumludan kastımız bu.

Sıradan düşünüyor, sadece ne yaptığınızı, nerede olduğunuzu, yahut ne yapıyorlar, neredeler gibi sorulara cevap arıyorsanız bunun için de çok

güzel bir saha.

Olumsuz kısımlarını

yazmayacağım…

Sadece bir noktaya vurgu

niyeti taşıyoruz.

Instagram’ın almış olduğu

bir karar var.

“Artık beğeni işaretlerini, sayılarını sadece hesap sahibi görebilecek…”

kararı.

Bunun üzerine birkaç lakırdı…

Bir defa bu fonksiyon yazık ki, milyonda bir gerçek maksadına uygun

tıklanıyor.

Yani paylaşımın içeriğini beğenip

tıklayanların oranı çok az...

Diğerleri, hatır-gönül; beklenti vs gibi sebeplerle bunu yapıyorlar.

Bunun sosyal kırılmaları tetikleyen yönleri de oluyor.

Birini, bir paylaşımı beğenmekten dolayı etiketlemek gibi.

Yani, ilgisiz bir kimliğin

içine koymak…

En kötüsü beklenti gereği yapılanı.

Özellikle makam sahiplerine dönük paylaşımlarda bu durumu görüyoruz.

Yani birisi Genel Müdürse her paylaşımı beğenilir.

Neden?

Çünkü yarın işimiz düşebilir.

Milletvekili, Bakan, Başbakan,

 Cumhurbaşkanı…

Say sayabildiğin kadar.

İş beğenmekle kalsa iyi…

Beğenenlerin bir süre sonra talepleri çıkıyor orta yere.

Tam da bu noktada bir milletvekilinin söylediklerini aktaralım.

Diyor ki, “Arkadaş sosyal medyada yaptığım paylaşımlara abartılı güzellemeler yapanlardan, her paylaştığımı beğenenlerden korkuyorum. Çünkü, bugüne kadar bu tür tarzı olanların neredeyse tamamının ardından bir beklenti yansıttığına şahit oldum. Yapmadın, ya da yapamadıysan da, ya özel mesajla ya da utanmadan sıkılmadan genele açık olarak, ‘Seni bu kadar beğenmeme paylaşmama rağmen bir işimi yapmadın’ diyerek tepki veriyorlar.”

İlginç…

***

Aslında işin cılkı hakikaten çıkmış durumda.

Bu yüzden de, Instagram’ın kararını mutlulukla karşılayanların sayısı hayli fazla.

Bir Milletvekili de bu gelişme sonrası bir başka öneri getirdi…

“Keşke, yasakladıklarınızı, takip dışı bıraktıklarınızı karşı taraf fark etmese. Paylaşımlarını görmekten tiksinti duyduğunuz öyle çok isim oluyor ki, korkudan yasak koyamıyorsunuz. Hatta, bu tiplerin paylaşımlarımızı görmelerini de istemiyoruz; ancak akla hayale gelmeyecek iftiralara muhatap olma ihtimaliniz oluyor….”

Aslında bu durum sadece vekiller için geçerli değil; hepimiz bundan yana dertliyiz.

Toplumun her kesimi bundan şikayetçi.

Öyleyse, sosyal medya yöneticilerine buna dönük talepleri iletmek gerekiyor.

Bir başka milletvekili işi daha ileri boyuta taşıdı ve…

“Hatta, bunu GSM firmalarına da iletmek gerekiyor. Bir telefona engel koyduğunuzda bunu karşı taraf fark etmemeli; meşgul sesi yerine ulaşılamıyor anonsu duymalı.” Notunu düştü.

Sohbetin içeriği sonra şöyle gelişti…

Bunlar her yönüyle önemli beklentiler.

En önemlisi toplumsal barış tarafı.

Hem kavgalı, küskün olma zemini olmayacak, hem de, huzursuzluk veren durum orta yerden kaldırılmış olacak.

O kadar haklı talepler ki…

Gazeteci olarak toplumun her yanından buna benzer şikayetler, tepkiler, beklentiler alıyoruz.

Başlarken söyledik ki, sosyal medya alanı muhteşem imkanlar sunuyor; ama o nispette de hayatınızı karartan, sizi zora sokan tarafları var.

Öyleyse, olumsuz kısmını ayıklayıcı çalışmalara önayak olmak, yapılan teklifleri ilgili birimlere aktarmak, paylaşmak bir görev.

Umalım maksat hasıl olsun.

YORUMLAR

  • 0 Yorum