Siyasileri hayvan hakları birleştirdi
Reklam
Reklam
MURAT POLAT

MURAT POLAT

Siyasileri hayvan hakları birleştirdi

21 Ocak 2020 - 18:25

Her yasama döneminde, Hayvanları Koruma Kanunu’nda iyileştirme yapma iddiası ile yasa taslağı hazırlayan bakanlık bürokratları, yine sokak hayvanlarını bir şekilde yok etmeye zemin hazırlayacak yeni düzenlemeler peşindeler” gibi haberler artık son bulacak gibi görünüyor.

Geçtiğimiz günlerde güzel bir gelişme oldu ve belediye ve şehirlerarası otobüslerine artık hayvan dostlarımız da seyahat edebilecek karar yayınlandı. Tek şartı ise aşılarının vurulmuş olması gerekiyor.

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç Başkanlığı’nda toplandı. Genel Kurul’da, 5 siyasi partinin ortak önergeleri ile kurulan, Hayvanların Haklarının Korunması ile Hayvanlara Eziyet ve Kötü Muamelelerin Önlenmesi İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu raporu görüşüldü.

İYİ Parti Grubu adına söz alan Mersin Milletvekili Zeki Hakan Sıdalı, komisyon çalışmaları sonunda ortaya çıkan raporun, hayvan severler adına umut verici bir gelişme olduğunu belirtti. Ben de bir yurttaş olarak bu çabaların önemini köşemde yazma gereği duydum ve desteklediğimi belirtmek istiyorum.

Toplumun bir kısmı bu konuda bilgisiz.

 Hayvan hakları konusunda daha yeni başlıyoruz diyebiliriz. Hayvanların yaşam haklarının anayasal güvence altına alınmasını istiyoruz. Anayasa’da yapılacak düzenleme hayvanlara karşı uygulanan sistematik zulüm ve hak ihlallerinin engellenmesine önayak olmalıdır diyorum.

Yıllardır parlamento muhabirliği yaptım ancak ilk defa bir komisyon çalışmasının bu kadar verimli bir ortam oluştuğunu gördüm.

Meclis’te ki tüm partilerin milletvekilleri bir arada çalışarak bu raporu hazırladı. Milletvekilleri, "Bugüne kadar birlikte başaramadığımız ortak, konsensüs içinde yasa yapmayı bu sefer gerçekleştirmek boynumuzun borcu olsun." diyerek bir arada çalışmanın örnek eseri ile övündüklerini görmek beni de çok etkiledi.

 Bu uzlaşma takdire değer görünse de aynı zamanda toplumumuzun üzücü derecede bir yozlaşmayla karşı karşıya kaldığı gerçeğini farkına varmamız açısından da önemli. Hayvanlara eziyet eden insanların daha yoğun ve acımasız şekilde insanlara da eziyet ettiğini hepimiz biliyoruz.

Çocuk ve kadınlara karşı uygulanan şiddet, istismar ve tecavüz vakaları, sağlık çalışanlarının maruz kaldığı şiddet, trafikte çıkan tartışmanın kavga ve ölümle sonuçlanması gibi olaylar toplumsal olarak bir sükûnete ihtiyacımız olduğunu göstermektedir; dolayısıyla, bu cinnetten zarar gören sadece hayvanlar değildir.

Hayvan hakları konusuna gelecek olursak, öncelikle, böyle bir sorunun varlığına millet olarak şaşırmamız gerektiğini ifade etmeliyim. Çünkü biz toplum olarak ahırdaki ineğe, ata, karakaçana, kapıdaki karabaşa ve hemen dibimizdeki kediye adlar veren ve hatta gurbetten yazılan mektuplarda ailenin fertleri gibi hâl ve hatırlarını soran insanlardık.

Hayvanlara karşı yapılan şiddet ile siyasette ve toplumda giderek derinleşen şiddetin bağlantılı olduğuna inanıyordum. Şimdi bir umut ışığı gördüm. Siyasileri İnsan Hakları değil, Hayvan Hakları birleştirdi... başlığını yazımın sonuna da ekleyerek, bu yasaya emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

YORUMLAR

  • 0 Yorum