Başkanlık sistemi bürokrasiyi etkiledi
Reklam
Reklam
Reklam
MURAT POLAT

MURAT POLAT

Başkanlık sistemi bürokrasiyi etkiledi

16 Nisan 2021 - 21:33

Başkanlık sisteminin ön çalışmalarından biri olan bakan yardımcılığı ile 2011 yılında (643 sayılı KHK) ile tanışmıştık. Bir nevi idari çeşitlilik olarak algıladığımız bu yeni idari yapı en çok milletvekillerini umutlandırmıştı. Hükümetlerin kamuoyu ile iletişimini sıcak tutmak ve etkinliğini artırmak, parlamento ile teması koparmamak gibi temel amaçları olan bakan yardımcılığını geldiği noktayı irdelemek için milletvekilleri ve doğal olarak vatandaşlarla konuşmak gerekiyor. Sistem Şu:

Cumhurbaşkanı- Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı-Cumhurbaşkanlığı Ofisleri-Bakanlar-Bakan Yardımcıları-Milletvekilleri-Parti İl Başkanları-İlçe Başkanları ve vatandaş…

Köyümüzde su yok, okul yok, öğretmen yok, sağlık ocağı yok, doktor yok…

Bir milletvekili binlerce oy alarak seçiliyor; Cumhurbaşkanı yardımcısı, ofis başkanları- bakanlar- il-ilçe başkanları ise atanıyor. Sizce demokraside o köye yol getirilmesi hangisinden beklenmelidir? Elbette seçilmişten. Sevgili vatandaş seçtiğiniz vekil sizin bu isteğinizi, mağduriyetinizi gidermek için bakın neler yapıyor.

Önce ilgili genel müdürü arıyor. Durun yanlış anladınız. Genel müdüre ulaşması için öncelikle özel kalemine ulaşıyor. Genel müdür uygun gördüğü bir zaman cevap veriyor. (O da çok havalı bir makam. Çünkü onu da Cumhurbaşkanı atıyor. Bir nevi dokunulmazlık zırhı var kendince) Sonuç sayın vekil bakan yardımcısına ulaşmaya çalışın…

Bakan yardımcısını arıyor sonuç aynı… Bakan’a ulaşmak için danışmanlarından birini ya da özel kalemini tanımanız gerekiyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısına, Cumhurbaşkanlığı ofislerine bir milletvekilinin talep bildirmesi ise pek rastlanan bir durum değil.

Bakan yardımcılığı bu bürokratik zaman kayıplarının önlenmesi seçmenin taleplerinin ilgili bakanlıklara yine onların temsilcisi olan milletvekilleri tarafından ulaştırılmasının da içinde bulunduğu faydalı birçok görev amacıyla kurulmuştu. Geldiğimiz nokta ise hayal kırıklığı.

Başbakan Erdoğan 12 Şubat 2012 tarihinde Partisinin İstanbul İl Gençlik Kolları'nın 3. olağan kongresine telekonferans yöntemiyle katılarak, "Bu ülkenin kurumları arasında bir çekişme yoktur, olamaz. Sınırları aşan her girişim yetki gaspıdır. Seçilmişleri atanmışlara kul etmeyiz" demişti.

Kabine değişimi sonrası yeni bir anlayış yerleşir mi? Doğrusu benim pek bir umudum yok.

Ülkemde bugün:

Bürokrat, danışman, özel kalem gibi atanmış makamları aşan kaç seçilmiş var. Kim kime rica ediyor, kim kime arz ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 25 Mart 2018 Trabzon konuşmasını, "Son zamanlarda bürokrasinin ağır işlediğine dair şikayetler gelmeye başladı. İmza atmaktan imtina eden, yeni projeler üretmekte yetersiz kalan hiçbir bürokrat bulunduğu makamı fuzuli yere işgal etmesin. Bunun affı yok, versin istifasını çeksin gitsin. Bizim işimiz var, yapacağımız çok şey var."Hatırlatarak naçizane sevgili atanmışlara şu tavsiyemizi ileterek bitirelim.

Türkiye Cumhuriyeti Demokrasi ile yönetilmektedir. Sizler makamlarınızı ve maaşlarınızı bu milletin vergilerinden almaktasınız. Yine bu milletin kendisini temsil etmek üzere seçtiği milletvekillerinin size arz değil rica ile talepte bulunacağını asla unutmayınız.

YORUMLAR

  • 0 Yorum