İYİ Kİ COVİD OLMUŞUM
Reklam
Reklam
Reklam
FEYZA YÖNDEM

FEYZA YÖNDEM

FEYZA YÖNDEM

İYİ Kİ COVİD OLMUŞUM

21 Nisan 2021 - 21:25

Tanıdığım herkes birgün sen Covid olursan herkes olur diyordu bana.2020'nin  Mart ayından bu yana maske mesafe kuralını piskopatca uygulayan ben de virüsten kaçamadım ve Covid pozitif olduğumu öğrendim.

Tam 23 gün boyunca virüsün yıkıcı gücünü derinden hissettim. Covidsen moralini yüksek tutmalısın. Covidsen güçlü olmalısın. Covidsen şahit olduğun duyduğun tüm olumsuzluklara kulaklarını tıkamalısın. Duyduğum bu telkinlerin hepsini yapmaya çalıştım kendimce. Covid le mücadelemde; Covide dair üzücü bilgilere ulaşmamak için sosyal medyayı kullanmadım, haber delisi ben çizgi film bile izledim ama hiç haber izlemedim. Ama istemeden de olsa şahit oldum vefat haberlerine. Kameralı görüşme sağlayarak moral vermeye çalıştığım mesai arkadaşımın 42 yaşındaki kızını tüm çabalara rağmen bu hastalıktan kaybettiğini öğrendiğimde içim yandı. Aynı anda sürüntü verdiğim, karşılıklı sohbet ettiğim 4 gün önce sapasağlam olan bir başka mesai arkadaşımın kayınpederinin vefat haberini instagramda gördüğümde tansiyonum fırladı. Hemen yan odada nefes alamayıp tüm koridoru çıkarttığı acı seslerle inleten ve nerede şimdi o hasta artık sesini duymuyorum dediğimde entübe olduğu haberini aldığımda ki o bayan hasta için duyduğum büyük üzüntü. Bu hastalığın şakası yoktu ve beni nasıl bir son bekliyor bilmiyordum. Covid olan kişi tek başına sevdiklerinden uzakta bir odada kalmak zorunda. Tedavi devam ederken yapabileceği sınırlı aktivitelerden biri TV diğeri de cep telefonu. Hasta ya Tv izliyor ya da sosyal medya ile ilgileniyor zaman geçirebilmek ve hastalığı unutmak için. Yani tek arkadaşı telefon oluyor. Zaman geçirmek için ne zaman telefonumu elime alsam sevdiklerini, dostlarını, yakınlarını Covid’ten kaybeden arkadaşlarımın paylaşımlarına şahit oluyordum. Çember daralıyordu , her geçen gün yakın çevremden birilerinin daha pozitif çıktığı haberlerini alıyordum.
Bu korkunç gerçeği yaşamış biri olarak hastalıkla yüzleşmek zorunda kalan herkese destek olmak istedim
bu ay ki köşe yazımla. Şu hastalıktan hayırlısıyla kurtulduğum zaman Covidi hasta penceresinden değerlendireceğim ve herkese yardımcı olacağım dedim kendi kendime. Bu zorlu günlerde herkese düşen yegane görev birbirimize destek olmak ve korumak. Hastalığın pençesindeki sevdiklerimizi korumanın ve destek olmanın yolu nerden mi geçiyor? Hiç tanımadığınız birine nasıl mı destek olursunuz ?
İşte cevap… Bilinçli insan olmak. Her türlü mecrada Covid ile ilgili paylaşımlar yapmayı bırakın artık.
Acınızı, kaybınızı, acı haberlerinizi sosyal medyaya taşımayın, hastaların moralini bozmayın.
Zaten eşiniz dostunuz bir şekilde öğreniyor kara haber tez duyuluyor.Sizin sosyal medya paylaşımınızın Covid olan bir dostunuzun moralini yerle bir edebileceğini unutmayın.Acınızı içinizde yaşayın ,ailenizle yaşayın lütfen. Covid olan hastaya telefon açıp vah vah tüh tüh neden sana oldu, nerden bulaştı çok ta dikkat ediyordun demeyin? Biliyor musun geçen gün bizim de bir tanıdık Covid’ten öldü gibi anlamsız cümleler kurmayın. Covid insanı yoruyor, kaslarını eritiyor, enerjinizi sömürüyor resmen. Üzerine öksürükte eklendiğin de durum çekilmez bir hal alıyor. O yüzden sürekli arayarak yormayın hastanızı.
Şayet hastanız telefona bakamıyorsa ısrarcı olmayın mutlaka geçerli bir sebebi vardır. Sürekli aramak yerine dua ettiğinizi ve her zaman yardıma hazır olduğunuzu bildiren bir whatsap mesajı ile ona en güzel ve anlamlı hediyeyi verebilirsiniz. Benim Covid hikayem oldukça çetrefilli geçti. Öksürük krizlerim nedeniyle herkese cevap veremediğim ,geri dönüş sağlayamadığım zamanlarım benim de oldu.. Hastalıkla mücadele ederken bir yandan da hastanede çalıştığım için bilgi isteyen, indirim talep eden, yardım isteyen acil durum çağrılarına cevap vermek zorunda kaldım kimi zaman. Çok güzel destekler de aldım. Kimi arkadaşım ev yoğurdu getirdi, kimi arkadaşlarım pijama takımı aldı, kimi udi hindi yağı ,kimi probolis ,pekmez taşıdı hastaneye. 48 yıllık hayatımda meğer ne güzel dostlar biriktirmişim dedim kendi kendime.
Ne kadar çok sevildiğimi iliklerime kadar hissettim. Erkek kardeşim hergün bilmem kaç kez arayıp hatırımı sorduğunda aslında ne kadar büyük tehlikede olduğumu farkında değildim. Doktorum gelip sırtımı sıvazlayıp her nasılsın dediğinde neler olduğunu kavramış değildim. Şimdi daha iyi anlıyorum nasıl bir kabusdan uyandığımı.
Neyse ki artık her geçen gün daha iyiye gittiğimi hissediyorum. İnşallah kısa sürede toparlayacağım.
Taburcu oldum evimdeyim hamdolsun. Tedavimde desteklerini esirgemeyen doktorlarımıza ve sağlık çalışanlarımıza minnettarım. Emekleri hakları ödenmez hiçbirinin. Rabbim hepsini melekleriyle korusun güçlerini artırsın inşallah. E peki bu kadar sıkıntılı geçen bir sürecin ardından neden İYİ Kİ COVİD OLMUŞUM başlığı attım yazıma diye sorduğunuzu duyar gibiyim? Evet iyi ki Covid oldum da doktor olan kardeşim anne ve babamı kendi hastanesinde Covid PCR testi yaptırmak üzere Ankara’ya götürdü.
İyi ki götürdü de negatif gelen test sonuçlarına rağmen; annemin kan tahlillerinden ddimer değerinin olması gerekenin çok üstünde çıkması neticesinde yapılan bir dizi tetkik ve araştırma sonrasında annemin Meme Cea olduğu gerçeği ile erkenden yüzleştik. Her gün beni arayıp gece gündüz whatsapptan bana moral dizeleri sıralayan anacığım kanser hastası olduğunu öğrenmiş ve yıkılmıştı. Hepimiz şoktaydık.
Ben hastane odasında gözyaşı dökerken, benim için zaten çok üzülen 76 yaşındaki babamın üzüntüsü katlanmış şimdi de 49 yıllık hayat arkadaşı için göz yaşı döküyordu geceleri. Hayat bizim planladığımız gibi gitmeyebiliyor. Sınav dünyasındayız ve Allah’ın dediği oluyor. Bu defa da annem için duaya asıldık.
Tüm sevenlerinden dua yağmuru geldi canım anneme. Yer gök dua ileymiş. Hamd olsun ki erken evrede tespit edilen bu hastalık için hızlıca kollar sıvanmış, çabucak ameliyatı planlanmıştı anacığımın. Başarılı geçen bir ameliyat sonrasında artık moralmende kendini daha iyi hissediyordu canım annem. Kanserin vücudundan kesilip atıldığını, artık vücudunda olmadığını bilmekte rahatlatırmış hastayı. Belki biraz kemoterapi aşamasında yorulacak ama sonrasında inşallah eskiden olduğu gibi sağlıcakla nefes alacak.
Kim derdi ki ben Covid olacağım ve bu hastalık sayesinde annemin hastalığı erken evre tesbit edilecek.
Olur ki hoşunuza gitmeyen bir şey, sizin için hayırlıdır ve olur ki, sevdiğiniz şey de sizin için bir şerdir.
ALLAH (c.c.) bilir de siz bilmezsiniz.” (Bakara Suresi, 216) Gerçekten her şerde bir hayır gizliymiş.
Tüm bu yaşadıklarımızın ardından sözlerimi şöyle bağlamak istiyorum. Hastalıklar bize ne kadar aciz olduğumuzu ve her zaman Allah’a muhtaç olduğumuzu hatırlatıyor. Hastalıkla birlikte sağlıklı olmanın, Allah’ın bir lütfu ve nimeti olduğu daha iyi anlıyoruz. Geçirdiğimiz bu ciddi hastalıklarda dünyanın geçiciliğini, ölümü ve ahireti daha çok düşünür hale geldim. Dünyanın ne kadar boş olduğunu, peşinden koştuğumuz heveslerimizin, isteklerimizin aslında ne kadar da gereksiz olduğunu anlamış oldum. Ve şimdi sanki Rabbime daha yakınım, daha içten dua edip daha yürekten istiyorum yaratandan. Minnetlerin en büyüğünü yüce Rabbime duyuyorum şimdi. Bundan daha güzel ne olabilir ki şu fani hayatımızda sizce de öyle değil mi ?

YORUMLAR

  • 0 Yorum