Reklam
Reklam
Reklam
Ali Özdemir

Ali Özdemir

  • Instagram

Demirci

19 Nisan 2020 - 09:29

Halkımızın kimi kesimi bazı meslekleri beğenmez. Evladının marangoz, kaynakçı, sıhhi tesisatçı, oto tamirci olmasını isteyen aileye pek rastlamadım.

Herkes hekim, yargıç, diplomat, profesör, vali bir evladının olması için çırpınıyor.

Osmanlı Devleti zamanında beşik uleması uygulaması vardı. Yani kendisi müderris (profesör) olan bir kişinin evladı da otomatikman müderris oluyordu. Bu sakat mantık bizi bilimden, teknikten, sanattan, kültürden uzaklaştırdı. Devlet, 1800’lerden itibaren çürümeye, erimeye, etkisini yitirmeye başladı.

1838 yılında İngilizlerle imzalanan Balta Limanı andlaşmasının maddelerini internet üzerinden bulup okuyun. Ne demek istediğimi anlarsınız.

Tarihçi değilim. Ancak şunu sanırım söyleyebilirim: Osmanlı Devleti eğitim, bilim, teknoloji, kültürden koptuğu için 14 milyon kilometrekarelik devasa toprak parçasını son 300 yılda tamamen yitirdi…

Osmanlı’nın ardından kurulan Türkiye ilk sıraya eğitimi koydu. Özellikle mesleki eğitim için bir çok genç Avrupa ülkelerine eğitim almak üzere gönderildi.

Mesleki-teknik okullardan mezun olan insanlarımız bugün ülke sanayisinin bel kemiği durumuna geçtiler. Bu konuyu biraz daha açarak anlatayım. Ülkemizdeki 3 milyon kadar iş yerinin yüzde 70’lik diliminin sahipleri meslek lisesi mezunu kişilerdir.

Bu yazıda sizlere rol modeli / örnek insan olarak tanıtacağım kişi Sayın Süreyya Kocadağ Bey’dir. Kendisi meslek lisesinin metal işleri bölümünü bitirememiştir ama teknik ve kültürel birikim olarak son derece iyi seviyeye çıkmasını bilmiştir.

İlkokuldan sonra okuma imkanı bulamayan Kocadağ, demircilik mesleğine bir dükkanda çıraklık yaparak giriş yapmıştır. 12-13 yaşından beri sürekli çalışan bu insan azmiyle, enerjisiyle 40-50 kişiye ekmek veren bir sanayici olmayı başarmıştır.

Bugün Bolu Sanayisinde en çok tanınan, popülaritesi en yüksek 20-30 kişiden biri olabilmiştir.

Kendisini 20 yıldır tanırım. Sürekli olarak yeni yatırımlar yapar. Makine parkını yeniler.

1984 yılında 10 metrekarelik bir dükkan açarak patronluğa adım atmış, aradan geçen 35 yılda sanırım 100 kat kadar büyümüştür.

KOBİ (Küçük ve Orta Bütçeli İşletmeler) nedir diye soranlara Sayın Kocadağ Bey’in şirketini gösterebiliriz.

Bir çok ailenin hakir gördüğü demircilik mesleğinde üstün başarılar elde eden Süreyya Kocadağ (kocadagmetal.com) bu ülkenin reel ekonomisine katkı yapan değerli bir insanımızdır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum