TETZ 2026'da Yapay Zekâ Çağında Etik Değerler ve Eğitim Diplomasisi Masaya Yatırıldı
Millî Eğitim Bakanlığı himayesinde bu yıl yedincisi gerçekleştirilen Türkiye Eğitim Teknolojileri Zirvesi ve Fuarı (TETZ 2026), ikinci gününde panellerle devam etti. “Dijital Çağda Barış, Güven ve İş Birliği: Kurumlar Perspektifi” başlıklı oturumda; UNESCO Eski Genel Direktörü Irina Bokova ile Kosta Rika Eski Cumhurbaşkanı ve Eski Dünya Ekonomik Forumu CEO'su José María Figueres Olsen, yapay zekâ çağında küresel dijital uçurumu kapatmanın, etik sınırları çizmenin ve eğitimde "karakter ile bilgelik" yetiştirmenin yollarını kapsamlı bir şekilde masaya yatırdı.
Millî Eğitim Bakanlığı himayelerinde bu yıl yedincisi gerçekleştirilen Türkiye Eğitim Teknolojileri Zirvesi ve Fuarı (TETZ 2026), ikinci gününde dünya çapında isimlerin katıldığı önemli panellerle devam ediyor.
Küresel dönüşümü “Devletler”, “Kurumlar” ve “Şirketler” olmak üzere üç farklı perspektiften ele alan TETZ 2026 kapsamında, günün ikinci büyük oturumu olan “Dijital Çağda Barış, Güven ve İş Birliği: Kurumlar Perspektifi” başlıklı panel gerçekleştirildi. Sektörel standartları ve küresel iş birliklerini şekillendiren uluslararası kurumların temsil edildiği panelde; Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Eski Genel Direktörü ve Küresel Eğitim Diplomasisi Lideri Irina Bokova ile Kosta Rika Eski Cumhurbaşkanı ve Eski Dünya Ekonomik Forumu CEO'su José María Figueres Olsen konuşmacı olarak yer aldı.
Irina Bokova: “Hala 2,3 milyar insan internete erişemiyor ve bunların çoğunluğu kadın”
Konuşmasına sosyal kapsayıcılık, ekonomi, refah ve barış temalı bu zirveye davet edilmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek başlayan UNESCO Eski Genel Direktörü ve Küresel Eğitim Diplomasisi Lideri Irina Bokova, Birleşmiş Milletler şemsiyesi altındaki UNESCO'nun, dünyada "herkes için eğitim" kavramını öne süren kurum olduğunu hatırlattı.
Eşitlik arayışında eğitimde kalitenin ve yaşam boyu öğrenimin kritik bir rol oynadığını vurgulayan Bokova, yapay zekânın eğitim dahil olmak üzere nasıl etik bir şekilde kullanılabileceği konusunun, teknolojinin kamunun yararına hizmet etmesi gereken kesişim noktasında durduğunu belirtti.
“Yapay zekada da ilaç sektöründeki gibi denetim süreci olmalı”
Yapay zekânın olumsuz durumlar için ikna edilebilmesi, ahlak ve değerler konusunda açık kapılar barındırması ve bazen insanlara zarar vermeye teşvik edebilmesi gibi risklerin kontrol edilip edilemeyeceğine dair soruyu yanıtlayan Bokova, şu açıklamada bulundu:
“Örneğin ilaç sektöründe çok büyük bilimsel araştırmalar var ama bugün sahip olduğunuz ilaçlar ve tıbbi cihazlar ciddi testlerden geçiyor ve bir onaylama süreci oluyor. Bence benzer bir onaylama ve denetim süreci yapay zekâ için de geçerli olmalı. Yapay zekâyı durdurmadan ama çok net kurallarla bunun takip edilmesi gerekiyor. İnsan haklarıyla ilgili kaygılar da var ve ben inanıyorum ki bu işin temelinde mutlak surette etik olmalı.”
Dünyada daha önce yaklaşık 4 milyar kişinin internete erişimi olmadığını, UNESCO bünyesinde kurulan Geniş Bant Komisyonu sayesinde insanlara dijital araçlara erişim imkânı sunulduğunu belirten Bokova, şunları kaydetti:
“Bakın bugün dünyada hâlâ 2,3 milyar insan internete erişemiyor ve bunların büyük bir çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor. Kovid-19 döneminde okullar kapanınca her şeyin online yapılabileceğini düşündük ama maalesef öyle olmadı. Öğretmenler bu dijital araç gereçleri kullanmak için eğitimli değildi ve geniş bant internet kullanımında eşitsizlikler vardı. Bugünü düşündüğümüzde yapay zekayla ilgili karşımızda duran en büyük görev, küresel ve adil bir alan yaratmaktır. Bu konuyla ilgili öğretmenlere içerik ve gerekli imkanlar verilmeli. Sadece çocuklara tablet dağıtarak iş bitmiyor. Mevcut programların dili yerel kültürlere uymuyor, bu yüzden yazılımların dili yerel kültüre adapte edilmeli ve daha fazla açık kaynak sunulmalı. Çocukların bunlara doğrudan erişmesi gerekiyor. Birçok alanda büyük bir sıçrama yapmak için fırsatımız var ama bunun için doğru yaklaşımı seçmeliyiz. Ancak o zaman doğru potansiyeli ortaya koyabiliriz.”
Uluslararası kurumsal düzeydeki dijital ayrımı kapatmak için paydaşların birlikte nasıl çalışabileceğine değinen Bokova; akademisyenlerin, uzmanların, liderlerin, özel sektörün ve kamunun hepsinin bu sürece dahil olduğu bir ekosistem kurulması gerektiğini kaydetti. Sürdürülebilir bir gelecek için çevre bilincinin önemine de değinen Irına Bokova, sorulan soru üzerine Emine Erdoğan’ın öncülük ettiği Sıfır Atık Vakfı çalışmalarını çok kıymetli olduğunu belirterek, doğayla kurulan bu dengede eğitimin de kurucu bir rol üstlendiğini vurguladı.
José María Figueres Olsen: “Pusulamız doğru değilse yapay zekânın yıkıcı ve tahrip edici etkileri olur”
Kosta Rika Eski Cumhurbaşkanı ve Eski Dünya Ekonomik Forumu CEO'su José María Figueres Olsen ise konuşmasına TETZ gibi bir zirveyi gerçekleştirmek için insanlık tarihini şekillendiren İstanbul’dan daha iyi bir yer olamayacağını belirterek, eğitimin insanları birleştiren bir köprü olduğunu vurguladı.
Yapay zekânın genellikle sadece teknolojik bir devrim olarak adlandırıldığını ifade eden Olsen, bu durumun sıradan bir teknoloji hamlesinden çok daha büyük, “medeniyetler bağlamında” bir devrim olduğunu söyledi.
Makinelerin giderek daha akıllı hale geldiğini ve gelmeye de devam edeceğini belirten Olsen, bu durumun insanlığa "akıllı olmanın ne demek olduğunu yeniden tanımlama" fırsatı verdiğine dikkati çekti.
“Bu yüzyılda yetkinlik değil artık karakter ödüllendirilmeli”
Geçtiğimiz yüzyıl boyunca eğitim ve iş dünyasında hep teknik "yetkinliğin" ödüllendirildiğine dikkat çeken Olsen, içinde bulunduğumuz yapay zekâ çağında ise yetkinlikten ziyade "karakterin" ödüllendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Dünyanın her yerinde çatışmaların yaşandığı zorlu bir dönemden geçildiğini, demokratik kurumlara duyulan güvensizliğin ve yıkıcı değişimlerin etkilerinin hissedildiğini belirten Olsen, şu ifadeleri kullandı:
“Değerler bu çağda çok önemli. Çünkü eğer bizim ahlaki pusulamız doğru değilse ve yapay zekâyı doğru yönlendiremezsek, teknolojinin çok ciddi yıkıcı ve tahrip edici etkileri olabilir; toplumdaki güvensizliği daha da artırabilir. Etik ve ahlaki değerler konusuna baktığımızda yapay zekâ çok kritik bir eşikte duruyor ancak bazen bu kısmı gözden kaçırabiliyoruz. Çünkü teknoloji bu insani hususları kendi kendine çözmüyor. Ben şahsen yapay zekâ teknolojisine hayranım; bize sağladığı ilave kabiliyetler ve katkılar tartışılmaz ancak bir yandan da etik konuları ıskalamamalıyız. Yapay zekâ bir araçtır, iyi ya da kötü amaçla kullanılabilir, istendiğinde kötü şeyler de yapabilir. İşte tam da bu yüzden öğretmenlerin rolü günümüzde çok daha önemli hale geldi. Çocuklara etik değerlerin öğretilmesinde öğretmenler her zaman önemli olacak.”
Yapay zekânın bir medeniyet devrimi olurken aynı zamanda dijital ayrımı ve eşitsizliği artırıp artırmayacağına yönelik soru üzerine yakın tarihte Afrika’daki cep telefonun yaygınlaşması ve güneş enerjisinden faydalanılması gibi iki büyük örnek veren Olsen, geçmişteki devrimlerin de ilk başta kötülük getireceğinin ve uçurumları artıracağının düşünüldüğünü ancak aksine insanları bir araya getirdiğini belirtti.
José María Figueres Olsen, konuşmasını şöyle tamamladı:
“Yapay zekâ neredeyse her şeyi yapabilir ve yapmaya devam edecek ancak muhakeme, etik ve liderlik alanında asla usta olamayacaklar. Yapay zekânın geleceği ve yönetimi sadece hükümetlerin eline bırakılacak bir konu değildir. Tüm insanlığın ve toplumun bu yeni toplum sözleşmesine aktif olarak katkı sağlaması gerekmektedir.”
Fuar stantları ve interaktif alanlar ziyaretçilerini bekliyor
Zirveyle eş zamanlı düzenlenen fuarda ise teknolojiyle ilişkili çok sayıda şirket stant açtı. Girişimcilik oturumları ve deneyim alanlarıyla katılımcılara etkileşimli bir ortam sağlanıyor. Fuar alanının temel hedeflerinden biri, yerli ve millî eğitim teknolojisi şirketlerini uluslararası platformlarla buluşturmak ve girişimlerin küresel pazara açılımını desteklemek olarak belirlendi.
Ziyaretçilere çok sayıda oturum, workshop ve sürpriz etkinliklerle eşsiz bir deneyim sunan TETZ 2026 kapsamında, interaktif alanlar da sektöre yön verecek. Etkinlik süresince “Açık Sahne, Çocuk Dijital Deneyim Alanı, İnteraktif Öğrenme Sınıfı ve Kuluçka Merkezi” gibi özel alanlar, 28 Haziran’a kadar teknoloji ve eğitim meraklılarının ziyaretine açık olacak.
Millî Eğitim Bakanlığı'nın öncülüğünde hayata geçen TETZ 2026, yapay zekayı merkezine alan uluslararası bir eğitim teknolojileri etkinliği olarak Türkiye'nin bu alandaki kararlılığını ve küresel vizyonunu güçlü biçimde yansıtmayı hedefliyor.