ATO Başkanı Baran Doğu Batı Ekseninde Ankara'nın Ulaştırmadaki Yeni Rolü Paneli'nde Konuştu

15 Nisan 2026 - 14:52

Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, pandemiyle başlayan ve son dönemde yaşanan küresel gelişmelerle birlikte ticaret rotalarının yeniden şekillendiğini ve ülkelerin alternatif güzergâh arayışına yöneldiğini belirterek, “Türkiye alternatif bir güzergah olarak öne çıkıyor. Orta Koridor olarak adlandırılan ve Çin’den başlayıp Orta Asya, Hazar geçişi ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan hat, bu süreçte büyük önem kazanmış durumda. Türkiye, bu koridorun en kritik halkalarından biri. Ankara ise bu yeni dönemde sadece bir geçiş noktası değil; aynı zamanda güçlü bir lojistik merkez olma potansiyelini her geçen gün artıran bir şehir” dedi.

ATO Başkanı Gürsel Baran, Atılım Üniversitesi ve Ankara Lojistik Üssü iş birliğinde düzenlenen “Doğu – Batı Ekseninde Ankara’nın Ulaştırmadaki Yeni Rolü” konulu panelin açılışında konuştu. Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz’ın teşrifleriyle, Ankara Lojistik Üssü Yerleşkesi’nde gerçekleşen programa, Atılım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serkan Eryılmaz, Ankara Lojistik Üssü Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Gündüz, ATO Meclis Başkan Yardımcısı Ali İhsan Özdemir ile kamu, akademi ve sektör temsilcileri ile öğrenciler katıldı.

Baran, yaptığı konuşmada, ulaştırma altyapısının ticaret ve ekonomik gelişim açısından stratejik rolüne dikkat çekti. Ulaştırmanın sadece altyapı meselesi olmadığını, rekabet gücünün belirleyicisi ve ekonominin nabzı görevi gördüğünü anlatan Baran, “Bir şehir ne kadar hızlı, ne kadar entegre ve ne kadar sürdürülebilir bir ulaşım ağına sahipse o kadar güçlü hale gelir” dedi.  Sektörlerin gelişiminin ulaşım altyapısıyla yakından ilişkili olduğunu ifade eden Baran, “Dünyada; ticaret de, turizm de, sağlık da, hangi alan olursa olsun hepsi ulaşım sistemlerinin gelişimine paralel ilerliyor” dedi.

-“ANKARA LOJİSTİK MERKEZ”-

Pandemi ile başlayan ve son dönemde yaşanan küresel gelişmelerle birlikte ticaret rotalarının yeniden şekillendiğini anlatan Baran, özellikle Asya ile Avrupa arasındaki taşımacılıkta, yeni güzergâh arayışlarının hız kazandığını kaydetti. Türkiye’nin ulaştırmada alternatif bir güzergah olarak öne çıktığını kaydeden Baran, Orta Koridor olarak adlandırılan ve Çin’den başlayıp Orta Asya, Hazar geçişi ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan hat, bu süreçte büyük önem kazanmış durumda. Türkiye, bu koridorun en kritik halkalarından biri. Ankara ise bu yeni dönemde sadece bir geçiş noktası değil; aynı zamanda güçlü bir lojistik merkez olma potansiyelini her geçen gün artıran bir şehir” diye konuştu.

-DÜNYAYA AÇILAN KAPI-

Tarihi İpek Yolu güzergâhı üzerinde yer alan Ankara’nın tarih boyunca da ulaştırmada önemli bir merkez, stratejik bir kavşak noktası olduğunu ifade eden Baran, “Ankara’nın merkezi coğrafi konumu, Türkiye’nin çeşitli bölgelerine erişimi kolaylaştırıyor. Karayolu, demiryolu ve havayolu ulaşım ağlarının kesişim noktasında yer alması, şehrimizi ulaşım açısından stratejik bir noktaya taşıyor. Bütün bunlar Ankara’ya lojistik açıdan önemli fırsatlar sunuyor. Hızlı tren, karayolu ağı ve yurtdışı uçuşları ile Ankara, ‘Anadolu’nun Dünyaya Açılan Kapısı’ konumunda” dedi.

Ankara’nın her anlamda Türkiye’nin kalbi olduğunu vurgulayan Baran, “Bu kalbin güçlü atması için ulaştırma damarlarının hızlı, sağlıklı ve entegre çalışması gerekiyor. Doğu ile Batı’yı buluşturan, demiryolu ile karayolunu entegre eden, ticaret ile lojistiği aynı potada eriten bir Ankara; yalnızca ülkemiz için değil, bulunduğumuz coğrafya için de güçlü bir çekim merkezi olacaktır” diye konuştu.

-ANKARA DÖNÜŞÜME ÖNCÜLÜK EDEBİLİR-

Teknolojideki gelişmeler ve dijital dönüşümün ulaştırma ve lojistiğe etkilerine değinen Baran, “Dijitalleşme, veri yönetimi, akıllı ulaşım sistemleri ve sürdürülebilirlik bu alanın ayrılmaz parçaları haline geldi. Bugün dünyada lojistik merkezler, sadece yüklerin taşındığı alanlar olmanın ötesine geçmiş; verinin işlendiği, süreçlerin optimize edildiği ve katma değerin üretildiği merkezler haline gelmiştir. Ankara’nın bu dönüşüme öncülük etmesi mümkün” dedi.

-ÇOK MODLU TAŞIMACILIK ANLAYIŞI -

Ulaştırmada entegrasyon konusunun önem kazandığını ifade eden Baran, “Artık çok modlu taşımacılık anlayışı söz konusu... Yani demiryolunun, karayolunun, havayolunun ve lojistik merkezlerin bir bütün olarak çalıştığı bir sistemden söz ediyoruz. Bu bağlamda Ankara Lojistik Üssü gibi projeler, şehrimizin bu gelişimi açısından büyük anlam taşıyor. Lojistik altyapının güçlendirilmesi, Ankara’nın sadece bir üretim ve tüketim merkezi değil, aynı zamanda bir dağıtım ve yönlendirme merkezi haline gelmesini sağlıyor” dedi.

ATO olarak ulaştırma ve lojistik sektörünü Ankara’nın kalkınmasında stratejik bir alan olarak gördüklerini kaydeden Baran, “Lojistik altyapının güçlendirilmesi, organize lojistik bölgelerinin yaygınlaştırılması, demiryolu bağlantılarının artırılması ve ulaşım süreçlerinin dijitalleşmesi konularında tüm paydaşlarla iş birliği yapmaya hazırız” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından program, Atılım Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nevzat Saygılıoğlu’nun oturum başkanlığını yaptığı; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürü Murat Baştor, TCDD Genel Müdür Yardımcısı Nizamettin Çiçek, Gazi Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hayri Ulvi ve UND Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Fatih Şener’in konuşmacı olarak yer aldığı panel ile devam etti.