"Artık kendisine güvenen, hedeflerine kilitlenen, tuzakları bozan bir Türkiye var"

30 Kasım 2019 - 00:05

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Marmara Üniversitesi Recep Tayyip Erdoğan Külliyesi Temel Atma Töreni'nde yaptığı konuşmada, 'Engellere takılıp kalmak yerine, onları bertaraf edecek bir anlayışı ve iradeyi her alanda yerleştirdik. Kazandığımız her başarı, bir sonraki hedefe ulaşma kararlılığımızı daha da perçinliyor. Artık kendisine güvenen, gücüne inanan, hedeflerine kilitlenen, tuzakları bozan bir Türkiye var' dedi.

Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin en köklü yükseköğrenim kurumlarından olan Marmara Üniversitesinin bu yeni külliyesiyle çok daha güçlü hâle geleceğine inandığını söyledi. Külliyenin Marmara Üniversitesi’ne kazandırılmasında emeği geçen ve geçecek olan herkese teşekkürlerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı döneminde Türkiye’nin tüm üniversitelerine destek verdiğini kaydetti.
“ÜNİVERSİTELERİN BAŞARISI, TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK GURURU, ÖVÜNÇ KAYNAĞI OLACAK”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeyi yönetenler olarak sorumluluklarını yerine getirdiklerini, şimdi sıranın üniversite yönetimleri ve hocalarında olduğunu belirterek, “Çeşitli kurumlar tarafından hazırlanan ilk 500, ilk 100 listelerinde ülkemizden öyle bir elin parmağı kadar değil, göğsümüzü kabartacak düzeyde üniversitelerin yer almasını bekliyoruz. Bunun için öncelikle köklü bir anlayış değişikliğine ihtiyacımız bulunuyor” dedi.
Üniversitelerinin başarısının Türkiye’nin en büyük gururu, övünç kaynağı olacağını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı olarak üzerine düşen her görevi yerine getireceğinin bilinmesini istedi. Asıl görev ve sorumluğun üniversite hocalarına düştüğünün altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Üniversitelerimizdeki tüm hocalarımıza güveniyorum. Mezunu olmaktan iftihar ettiğim Marmara Üniversitemizin de, bu büyük atılımın öncüsü olacağına yürekten inanıyorum” ifadelerini kullandı.
Dünyadaki rekabetin, medeniyet mücadelesinde öne geçme rekabeti olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendi mücadelelerinin de medeniyet üzerine olduğunu söyledi. Türkiye’de Batılılaşmak, Batı medeniyetine dâhil olabilmek için inanılan dinin değiştirilesi tartışmalarının bile yapıldığı dönemler olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İslam dünyasının içinde bulunduğu sıkıntıların sebebi nasıl İslam değilse, ülkemizin geçmişte yaşadığı krizleri de milletimize ve kültürümüze mal edemeyiz. Başımıza gelenlerin nedeni, son birkaç asırdır medeniyet ufkunu yitirmiş, özgüvenini kaybetmiş, batı karşısında ezik, kendi kültürüne karşı nobran; kendisi üretmek yerine kopyalamayı bilim diye yutturmuş bir zihniyetin üzerimize karabasan gibi çökmüş olmasıdır” değerlendirmesinde bulundu.
“ÜNİVERSİTELERDEN BEKLENTİMİZ; MEDENİYET DAVAMIZI YÜKSELTMELERİ VE YÜCELTMELERİDİR”
Üniversitelerden beklentisini; “Medeniyet davamızı, her türlü önyargıdan arınmış olarak, insanlığın tüm birikimini kullanarak güçlendirmeleri, yükseltmeleri ve yüceltmeleridir” sözleriyle ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başka yerlerde üretilen bilginin ezbercisi, kopyacısı, tekrarcısı değil, bizatihi bilginin membaı hâline gelen üniversitelere sahip olmanın hayaliyle yaşıyoruz. İnşallah bu hayali gerçeğe dönüştüreceğimiz günlerin de yakın olduğuna inanıyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son 17 yılda büyük dönüşümler yaşadığına, sadece bilim alanında değil her alanda farklı bir kulvara girdiğine işaret ederek, “Her ne kadar içeriden birileri sürekli kriz tellallığı yapsa, dışarıdan birileri de ülkemizin tökezlemesini beklese de hamdolsun, hedeflerimize doğru adım adım ilerliyoruz” vurgusunda bulundu.
“KAZANDIĞIMIZ HER BAŞARI, BİR SONRAKİ HEDEFE ULAŞMA KARARLILIĞIMIZI PERÇİNLİYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye yönelik tehdit kriterlerinin de değiştiğine dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Geçmişte ülkemiz için çok büyük kriz, sıkıntı, sorun kaynağı olan nice mesele, artık rutin gündemin bir parçası olmanın ötesine geçemiyor. Yaşadığımız her tecrübe, ülkemizin önündeki bir engeli daha aşacak formüller geliştirip hayata geçirmemize vesile oluyor. Engellere takılıp kalmak yerine, onları bertaraf edecek bir anlayışı ve iradeyi her alanda yerleştirdik. Kazandığımız her başarı, bir sonraki hedefe ulaşma kararlılığımızı daha da perçinliyor. Artık kendisine güvenen, gücüne inanan, hedeflerine kilitlenen, tuzakları bozan bir Türkiye var. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle geldiğimiz bu seviye, bizden sonraki nesiller için yeni başlangıç noktası olacaktır. Biz Türkiye’yi 230 milyar dolar millî gelirden, 36 milyar dolar ihracattan, eğitimiyle, sağlığıyla, ulaştırmasıyla, enerjisiyle, ticaretiyle adeta tel tel dökülen bir yerden almıştık. İşte böyle bir ülkeden, bugün bölgesinde ihracatta 780 milyar doları aşan bir ülke konumuna geldik ve dünyada adeta parmakla gösterilen, kendi vatandaşları yanında tüm dostlarının umudu hâline dönüşmüş bir Türkiye’ye ulaştık.”
ARNAVUTLUK’A KONUT YARDIMI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arnavutluk’taki deprem felaketini dile getirerek, Türkiye olarak bu ülkeye 500 konut yapma kararı aldıklarını, en kısa zamanda TOKİ aracılığıyla konutların yapımına başlamak istediklerini bildirdi. Depremin hemen ardından Türkiye’nin yardımlarının Arnavutluk’a ulaştırıldığını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim bir kardeşlik hukukumuz var. Birilerini beklemeyeceğiz. Orada şu anda kargo uçaklarımız, tırlarımız çadırları kurduysa en kısa zamanda konutlarımızı yapacağız. Bu kış mevsiminde zorda kalanlara, darda kalanlara özellikle yardım elimizi uzatacağız” dedi.
“Biz Türkiye’yi gayrıdan ümit beklemek yerine, kendi gücü ve inancıyla yoluna devam eden bir ülke hâline getirdik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin başarı çıtasını yükseltmesinin aynı zamanda mücadele cephelerini de genişlettiğini, Türkiye ile ilgili hazım sorunu yaşayanları giderek arttırdığını kaydetti.  Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’ye yönelik hazımsızlığın son örneğinin NATO tartışmalarında yaşandığını ifade ederek, Londra’da gerçekleştirilecek NATO Liderler Zirvesi’nde bu konuya ilişkin değerlendirmelerini dile getireceğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiç risk almadan hep kazanmaya alışmış kimi ülkeler, Türkiye’nin kendi hakkını, hukukunu, sınırlarını, egemenliğini koruma çabalarına tahammül edemiyor. Hele hele bunların içinde Fransa Cumhurbaşkanı’nın son açıklamaları bu hastalıklı, bu sığ anlayışın örneklerinden biridir. Ne diyor? ‘NATO’nun beyin ölümü gerçekleşmiştir’. Sayın Macron, Türkiye’den sesleniyorum, NATO’da da aynını söyleyeceğim, önce sen beyin ölümünü kontrol ettir. Çünkü bu ifadeler ancak senin türündeki beyin ölümü gerçekleşmiş olanlara yakışır” diye konuştu.
Fransa’nın, NATO’nun vecibelerini yerine getirmediğine, ödemesi gereken parayı ödemediğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin Suriye’de herhangi bir oldubittiye gitmediğini en iyi kendisi biliyor” dedi.
“TÜRKİYE’NİN EGEMENLİK HAKLARINA, GÜVENLİK İHTİYAÇLARINA, TERÖRLE MÜCADELESİNE SAYGI DUYACAKSINIZ”
Türkiye’nin Libya’nın resmî yönetimiyle Akdeniz’de ortak iş birliğine yönelik anlaşma imzaladığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Ne diyeceksin? Kimse sana bakmıyor, henüz daha acemiliğin var, bunları gider, unu gidermeden bu işler olmayacak. Biz, Suriye’den ülkemize yönelen tehditleri ve bunlara karşı vereceğimiz cevapları, herkes gibi Fransa Cumhurbaşkanı’na da defalarca anlattım ama anlamıyor. İnanın çok tecrübesiz. Terörle mücadele bilmiyor, onun için sarı yelekliler bütün Fransa’yı işgal etti, istila etti. Niye çözemiyorsun? Çözseydin.  Hâlbuki ülkemizin bu konudaki haklı hassasiyetlerini hiçe sayıp, en küçük bir ilgilerinin olmadığı Suriye’de tırnak tutturmaya çalışan, Fransa’nın ta kendisidir. Senin Suriye’de ne işin var? 911 kilometre bizim Suriye’de sınırımız var, bizim Adana Mutabakatı denen bir anlaşmamız var. Bizim Suriye’ye girme hakkımız terörle mücadelede var. Peki, senin hangi anlaşmayla oraya girme hakkın var? Ne yapıyorsun sen orada? Koalisyon güçleri diyorsan, biz aynı zamanda koalisyon güçleri içinde varız. İstedikleri kadar hoplasınlar, zıplayın, istediğiniz kadar eveleyip-geveleyin. Eninde sonunda Türkiye’nin egemenlik haklarına, güvenlik ihtiyaçlarına, terörle mücadelesine saygı duyacaksınız, bunun başka çıkışı yok.  NATO için Fransa ne anlam ifade ediyor bilemeyiz ama Türkiye, hem askerî katkısı, hem siyasi desteğiyle bu kurumun en önemli üyesidir.”
“TÜRKİYE’NİN GÜVENLİĞİ AVRUPA’NIN GÜVENLİĞİ DEMEKTİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olmasa dünyanın dört bir tarafındaki teröristlerin Avrupa’ya yığılacağını, Türkiye’nin mücadele ettiği tehditlerin doğrudan Avrupa’ya yöneleceğini belirterek, “Türkiye’nin güvenliği Avrupa’nın güvenliği demektir. Ülkemiz güvende değilse, Avrupa’nın güvenliğinin de pamuk ipliğine bağlı olduğu asla unutulmamalıdır” uyarısında bulundu.
Fransa başta olmak üzere, Türkiye’nin güvenlik kaygılarına duyarsız kalan, hatta tam tersi işler yapmaya çalışanlara bu gerçekleri bir kez daha hatırlattıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Neyse ki, NATO’da ve Avrupa’da aklıselim sahibi, mantıklı, tutarlı, tecrübeli siyasetçiler var da, Fransa’nın sergilediği türden hezeyanlar anlamsız kalıyor. Ülkemize verilen ancak şu ana kadar tutulmayan sözler için ilanihaye bekleyecek değiliz” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye topraklarına ve himayesi altındaki bölgelere terör saldırılarının devam ettiğine dikkati çekerek, “Bu duruma seyirci kalacak değiliz. Güvenli bölgeden ve ötesinden ülkemize yönelen tehditler, makul bir sürede bertaraf edilemezse, bu işi bizzat kendimiz yapmakta tereddüt göstermeyiz. Türkiye’nin, istiklali ve istikbali söz konusu olduğunda söylediği her şeyi yapacak gücü, kararlılığı, imkânı olduğu, herhâlde artık iyice görülmüş, kabul edilmiştir” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, temeli atılan külliyenin hayırlı olmasını dileyerek, Mimar Hilmi Şenalp ve ekibine teşekkür etti.