Bugun...
Reklam
İnsanın gidebileceği bir köyü olmalı


Ayser Özbakır Köşe Yazısı
aozbakır@karadenizsonhavadis.com
 
 

facebook-paylas
Tarih: 15-04-2018 21:26

İnsanın canı sıkıldığında gidebileceği bir köyü olmalı. Mahallesi, sokağı olmalı.Çocukluğunu birlikte geçirdiği arkadaşları,kapısını teklifsiz çalabileceği komşuları olmalı. Elinden bir tas su içtiği, evinde yemek yediği komşu teyzeleri olmalı insanın. Hayat kekremsi bir tada büründüğünde, niçinde kocaman bir boşluk hissedip kendisini sarıp sarmalayacak bir anne kucağı olmalı. Dünyanın bütün derdini kapının dışında bırakıp huzurlu bir uykuya dalmak istediğinde, çalacak bir kapısı olmalı insanın. Yürürken sokaklarında, her adımında bir şeyleri yeniden bulmanın hazzını duyacağı, rastladığı herkesten emin olacağı, kimsenin ardından kuyu kazmadığı bir mahallesi olmalı. 

Her duyulan sesin, kurdun kuşun, börtü böceğin tanıdık olduğu bir yeri olmalı. Bir gün “ben geliyorum” dediğinde, kendisini güler yüzle karşılayacak âşinaları olmalı. Doğup büyüdüğümüz yerlerin bizdeki anlamı, nüfus kütüğümüzde yazan bir kelimeden ibaret olmamalı. Orası, bizim mizacımızı yapan coğrafyadır ve istesek de istemesek de o toprağın ruhundan, o insanların çehresinden bir şeyler taşırız hayatımızda. Çocukluk, insanın bütün hayatına yön veren bir dönemse eğer, hayatı idrak ettiğimiz o mekanlar ve insanlar, dünyanın neresine gidersek gidelim, içimizde ebedi bir hatıra gibi durmalı. Bir gün dönmese bile, orada bir yerde, gidecek bir kapısının olduğunu bilmek, insana güven vermeli. Yıllar, hem geride bıraktıklarımızdan hem de bizden pek çok şeyi alıp götürüyor, eksiliyoruz, eskiyoruz. Ve döndüğümüzde yerinde olmuyor pek çok şey. Çıkıp geldiğim köye döner miyim, bilmem.Dönsem de dönmesem de orada çocukluğumun geçtiği bir evin, bütün hülyalarımın kaynağı bir mekanın durduğunu bilmek, güven hissi veriyor bana. Bir gün bütün dünyaya küssem, kendimle, yanlız kendimle kalmak istesem, oraya kaçarım gibi geliyor. Eminim, kapısından girdiğimde o ev beni, daha dün ayrılıp gitmişim gibi karşılayacak. Evin tüm odalarından hatıralar çıkıp kapıya koşacak. Ve ben, ağaçların gölgesine oturup kendi çocukluğumla söyleşeceğim. Hatırımda kalmayan gençliğimi soracağım bastığım her yere.Uzaktan komşu eyzeler el sallayacak, “hoş gelun Ayser, ne eyi ettun da geldun”.Gelip geçen herkesle selamlaşacağım, mizacım gereği. Ve sokaklarda sonsuz bir emniyet hissiyle dolaşacağım. Her gidişimde içimdeki gurbetin sustuğunu hissediyorum. Bir yere ait olmanın huzurunu ve birilerinin seni beklediğini görmekten mutlu olduğunu bilmenin sevincini yaşamalı insan Giyinip kuşanıp, “senin için takıp takıştırdım tüm renklerini baharın, hadi çık gel” diyor Trabzon.





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
YUKARI